ADET SANCISI DEYİP GEÇMEYİN
Eylül ayı kadın sağlığı sayfamızın bu ayki konusu: "ADET SANCISI". Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Seçil Günay Avcı, Kadın Aktüel haber okurları için bu önemli konuyu tüm şeffaflığıyla anlattı.
ADET SANCISI DEYİP GEÇMEYİN
Adet olmak diğer adıyla menstruasyon; kadının fizyolojik yaşam döngüsünün parçasıdır. Döllenmek için gereken yumurtlama sonrası, hamileliğin gerçekleşmediği durumlarda, fazlalık haline gelen rahim içi dokusunun artmış damarlanmasıyla oluşan kanlı bir doku atımıdır. Bu sırada oluşan rahim krampları, genişleyen rahim ağzı ve pelvik bölgede oluşan enflamasyona bağlı ödem nedeniyle tabii ki bir miktar ağrı oluşur. Ancak şiddetli kramplar, günlük hayattan koparan ağrılar, hastane ve iğnelerle çözülen durumlar, normalden sapmış bir hali yani AĞRILI ADET KANAMALARI deyimini hakeder. Sistemsel olarak, 10 yaş civarı başlayıp 50 yaşa kadar 40 yıldan fazla sürebilen, her ay tekrarlayan bir olayda şiddetli ağrılar yaşıyor olmak normal değildir. Fıtrat, kader, işin doğası hiç değildir. Bazı durumlarda bu şiddetli adet sancılarının arkasında ENDOMETRİYOZİS denen, yumurtalıklarda yerleştiğinde ÇUKULATA KİSTİ olarak görünen bir hastalık yatabilir.
ENDOMETRİYOZİS rahim içinde kanamadan sorumlu hücrelerin rahim dışında yer alarak kanama görevlerini uygun olmayan bu bölgelerde sürdürmelerinden kaynaklanır. Mesela, yumurtalık normalde kanamaması gereken bir organken burada yer alan, olmaması gereken endometriyum hücreleri- yani endometriozis odakları -yarattıkları kanama ile yumurtalığın yapısını bozan içi kanlı bir kist yaratır. Bu kan içerde her adet dönemi artarak büyür. Koyulaşır, kahverengi, erimiş çukulata kıvamını alır. Ameliyatlarda açılan kistlerin içinden akan bu maddeye atfen ÇUKULATA KİSTİ denir. Bu durum pelvik bölgenin her yerinde, barsaklar, idrar kesesi gibi organlarda da görülebilir. Görülebilir derken bazen mikroskopik boyutta, bazen de 5-10 cm lik kistlerle veya sinir, bağ dokusu gibi yerlerde nodül dediğimiz düğümcüklerle kendini gösterir.
Endometriozis odaklarının yarattığı şikayetlerle odak boyutu arasında doğru bir orantı yoktur. Bazen ihmal eden bir hastada adet sancısı haricinde ağrı yaratmayan 10 cmlik bir yumurtalık kisti tesadüfen saptanırken bazen de ultrason ve mr da hiç bulgu vermeyen ama rahim arkasından bel ve bacaklara inen büyük sinirlerin üzerinde çok ağrılı nodüller-düğümcükler- yapmış aşırı ağrı kaynakları ilişki sırasında derin bölgede ya da işeme sırasında, ya da dışkılamada şiddetli ağrı yaratırken kadınlarda histerik, rol yapan, naz yapan, psikiyatrik gibi hatalı nitelendirmelerin kaynağı olabilir.
Vücudumuzda rahim içi hücrelerimizin değişip bize sorun yarattığına dair bulguları doğru şekilde takip edersek erken tanı ve tedavi ile yılanın başını küçükken ezeriz. Endometriyozis bir tek klinik tablo vermez. Her hastada farklı kombinasyonlarla karşımıza çıkabilir. Bu yüzden adet görmeye başlayan kızlarımızı, normallerinin kayde geçmesi için hiç bir sorun olmasa dahi bir jinekologla buluşturup her sene organlarının durumunu kayıt altına almak, biz hekimler için de bir kistin ne kadardır bir hastada olduğunu bilebilmemizi sağlar. Aksi durumlarda en sık karşılaştığımız klinik diyaloglarından birini tekrar tekrar yaşarız. Hekim; ‘’Bu kütle ne zamandır var? ‘’ Hasta; ‘’Bilmiyorum. En son doğumda doktora gitmiştim.’’Bu arada hemen bir bilgi notu düşelim, gebelikte büyüyen rahim nedeniyle yumurtalıklarımızda var olsa bile kistlerin görüntülenmesi zorlaşır. Yani bir kadını hamileliğinin son döneminde görmek ile doğumdan 40 gün sonra görmek arasında çok fark vardır. Çukulata kistleri 9 aylık hamilelik döneminde adet olunmadığı için geçici olarak büyümeyi durdurup hatta küçülebilir. Doğum sonrası başlayan adetlerle ise kaldığı yerden devam eder. Yani 40 ı yeni çıkan bir kadında bir sorun görünmezken aynı kadının 6 ay sonraki ultrasonunda çukulata kistine rastlanılabilinir. Sonuç olarak; bir sorunun var olduğu biliniyorsa 6 ayda bir hekim muayenesi, tabii ki doğru olan öncesi ve sonrasını anlayabilmek adına aynı hekimin muayenesidir.
Endometriyozis varlığına işaret edebilecek şikayetler neler olabilir dersek;
- Şiddetli adet ağrısı
- İlişki sırasında şiddetli ağrı
- Kronik kasık ağrısı
- Sindirim ve boşaltımda ağrı(ağrılı işeme-dışkılama)
- Gebe kalma güçlüğü belirtiler arasında sayılabilir.
Endometriyozis tanı alana kadar geçen sürenin 10-15 yılı bulabileceği sistemik belirtileri olan bir hastalıktır. Bu sebeple tanı sonrası tedavi kişiseldir. Adet görmeyi azaltacak veya tamamen kesecek ilaç veya hormon tedavileri, kist veya nodüllerin çıkarılması için gereken cerrahi tedaviler, beslenme ve egzersizle düzenlenmesi mümkün olan anti enflamatuar sistem yanıtları tedavi için hekim tarafından planlanır.
Erken tanı doku hasarlarını önler ve yaşam kalitenizi hızla geri kazanmanızı sağlar. Sağlığınızı ve hayatınızı ertelemeyin.
Op. Dr. Seçil G. Avcı





